Make your own free website on Tripod.com

KELOGLAN'IN TUZ ÖLÇEGI

Bir varmis bir yokmus. Allahin kulu çokmus. Çok demesi günahmis.

Memleketin birinde bir keloglan'la yasli annesi varmis. Annesi "Kel oglum, kelem oglum, dünyaya es oglum" diyerek oglunu severmis. Keloglan da annesini sever sayarmis.

Annesi bir gün keloglan'a seslenmis:

--Oglum, tuz ölçegimiz kirildi. Git çarsidan yenisini al getir, demis. Keloglan:

--Aman anne... Ne gerek var. Yemege göz karari yag, el karari tuz at, demis. Annesi kizmis:

--Keles oglan...Birak tembelligi. Haydi dogru çarsiya. Tuz öiçegini al getir. Ne alacagini unutma. Yolda giderken "kirildi, kirldi" diye söylenirsen unutmzsin demis.

Keloglan'in tembelligi üstündeymis. Himbil himbil söylenerek yola düsmüs.

Kirildi...Kirildi.

Balikçilara yol kenarindaki derede avlaniyorlarmis. Keloglan'in söylenisine bakarak kendileriyle alay ediyor sanmislar. Bagirip çagirmislar:

--Keloglan...Sen bizimle dalga geçiyorsun, hiç öyle denir mi?

--Ne diyecegim ya?

--Biri çikti, biri daha çikar insallah, diyeceksin.

Keloglan çok üzülmüs. Balikçilardan ögrendigi gibi söylenerek yoluna devam etmis.

Biri çikti, biri daha çikar insallah

Biri çikti, biri daha çikar insallah

Çok gitmeden önüne bir cenaze çikmis. Cenazeyi evin kapisindan yeni çikariyorlarmis. Keloglan tabuta bakarak söylenmeye devam ediyormus.

Biri çikti, biri daha çikar insallah

Biri çikti, biri daha çikar insallah

Ölenin akrabasi Keloglan'i duymus. Kosup kulagina yapismis. Kivirdikça kivirmis. Sonra bagirmis:

--Ölünün arkasindan böyle söylemeye utanmiyormusun?

--Ne demem gerekiyor?

--Allah rahmet eylesin, denir.

--Peki, simdiden sonra öyle diyecegim.

Keloglan ezilip büzülerek yola devam etmis. Bir yandan da söyleniyormus.

Allah rahmet eylesin.

Allah rahmet eylesin.

O gün her nasilsa domuzun biri yolunu sasirmis, kasabanin içine kadar girmis. Koca bir köpek domuzu tutup bogmus. Domuz yerde debelenip son nefesini veriyor, köpek de yalaniyormus. Keloglan da durmadan söyleniyormus:

Allah rahmet eylesin.

Allah rahmet eylesin.

 

Oradan geçmekte olan biri Keloglan'i duymus. Iyice sinirlenip basmis tokati:

--Budala oglan. Kafanda saçin yok, içinde akil yok. Domuza rahmet okunurmu?

--It disi domuz derisine, diyeceksin.

--Sagol amca. Bundan sonra öyle derim.

Keloglan yoluna devam etmis. Bir yandan da söyleniyormus:

It disi domuz derisine.

It disi domuz derisine

Yolun kenarindaki küçük bir klubede bir ayakkabi tamircisi varmis. Tamirci pençe yapacagi bir çizmenin altini bir türlü sökemiyormus. En sonunda tutmus çizmenin ökçesini agzina alarak çekip çikarmaya çalismis. Tam bu sirada Keloglan söylenerek geçiyormus:

It disi domuz derisine

It disi domuz derisisne

Tamirci firlayip elindeki çekici bizimkine yapistirmis:

--It disi senin agzindadir. Utanmazmisin benimle alay etmeye?

--Amca, sana demedim.

--Kes...Kolay gelsin. Asil çek kopsun, diyecegin yerde, alay ediyor, bir de uzatiyor.

Çekiçten sonra paparayi da yiyen Keloglan basini tuta tuta yola devam etmis. Bir taraftan da söyleniyormus:

Kolay gelsin. Asil çek kopsun.

Kolay gelsin. Asil çek kopsun.

Sapanla kus pesinde kosan yaramazin biri bir evin camlarini kirmis. Çocagun babasi kizmis. Yaramazin kulagini tutmus, "Elin camlarini niye tasladin" diye azarliyormus. Keloglan öfkeli babaya bakarak söylenmis:

Kolay gelsin. Asil çek kopsun.

Kolay gelsin. Asil çek kopsun.

Baba oglunun kulagini birakmis. Kosup Keloglan'in kulagina yapismis.

--Kolay gelsin ha. Kopsun ha. Kolaymiymis?

Keloglan aci ile bagirmis

--Amca...Birak kulagimi. Sana demedim.

--Birak numarayi. Aklinca dalga geçeceksin. Etme agam, birak agam, desen ne olurdu?

Keloglan kulagini kurtarip tabanlari yaglamis. Bir yandan da yine söyleniyormus:

Etme agam. Birak agam.

Etme agam. Birak agam.

O gün kasabada bir kuduz köpek ölmüs. Ortaligi kokutmus. Adamin biri sürükleyip bir çukura atmaya çalisiyormus. Çukura attiktan sonra üstüne kireç atip gömecekmis. Adam koca köpegi güçlükle sürüklemeye çalisirken Keloglan çikagelmis. Bir yandan da durmadan söyleniyormus:

Etme agam. Birak agam.

Etme agam. Birak agam.

Adam köpegi oldugu yerde birakip Keloglan'a saldirmis. Vurmus. Vermis veristirmis.

--Utanmaz kel. Akilsiz kel. Köpege merhamet dilenirmi? Öf ne pis kokuyor, de geç git.

Keloglan adamin elinden kaçip kurtulmus. Bir yandan basina gelenleri düsünüyor bir yandan basina gelenleri düsünüyor bir yandan da söyleniyormus:

Öf... Ne pis kokuyor.

Öf... Ne pis kokuyor.

Yol üstünde bir hamam varmis. Genç bir kadin hamamdan çikmis, hos kokular sürünüp evine dönüyormus. Bizim ki de söyleniyormus:

Öf... Ne pis kokuyor.

Öf... Ne pis kokuyor.

Kadin kendisine lâf atldigini sanmis. Kosup yakalamis. Öfkeden zangir zangir titreyerek agzina yüzüne vurmaya baslamis...

--Budala kel kafali... Laf atmaya utanmiyormusun? Senin kafani kiracagim.

--Ablacagim dur. Kiracagim dedin de aklima geldi. Bizim tuz ölçüsü kirildi. Gidip çarsidan alacagim.

Keloglan böyle deyip bir dükkâna girmis. Kadin ardindan baka kalmis.

Keloglan elinde TUZ ÖLÇÜSÜYLE eve dönmüs.

 

Bu masalda burada bitmis yeni masallarda tekrar bulusmak üzere hosçakalin.